Fakültemiz Araştırma Görevlisi Mehmet Fiğan, TRT Erzurum Radyosu’nun Bölge Gündemi Programı’na konuk olarak, yapay zekanın toplumsal yapılar ve medya üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Yapay zekanın, bilgi üretimi ve tüketiminde büyük değişikliklere yol açtığını belirten Fiğan, bu alandaki en önemli sorunlardan birinin sahiplik meselesi olduğunu söyledi. Küresel şirketlerin elinde bulunan yapay zeka sistemlerinin, kullanıcıların internet üzerinde ürettiği içeriklerden beslendiğini ifade eden Fiğan, “Kar amacı güden büyük şirketlerin bağımsız bir bilgi akışını teşvik edeceğini düşünmek oldukça zor. Ayrıca, mevcut yapay zeka sistemlerinin kontrolden uzak olması, ciddi bir sorun teşkil ediyor” dedi.
Batı’nın yapay zeka konusundaki yaklaşımını da ele alan Fiğan, Batı’nın etik kurallar koyarak teknolojiyi daha temkinli bir şekilde kullanmaya çalıştığını belirtti. Yapay zeka ile üretilen bilgilerin şeffaflık sağlanması adına kaynaklarının belirtilmesinin zorunlu hale getirildiğini anlatan Fiğan, “Bu, bilginin ve haberin sadece yapay zekaya bırakılmayacak kadar önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye’de ise bu konu yeterince tartışılmıyor ve genellikle akademik çalışmalarla sınırlı kalıyor. Resmi ve bağımsız otoritelerin bu konuda daha fazla kafa yorması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Yapay zekanın medya sektöründeki etkilerine de değinen Fiğan, üretken yapay zekanın içerik üretimi ve dağıtımını hızlandırarak kişiselleştirilmiş medya deneyimleri sunduğunu söyledi. Ancak, yapay zekanın gazeteciliğe katkısının sınırlı olduğunu belirten Fiğan, yaratıcılık ve etik değerlere bağlılık gibi insana özgü becerilerin hala kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Fiğan, yapay zekanın medya sektöründeki etik sorunlara da dikkat çekti. Algoritmaların önyargılı olma riskine ve “deepfake” (derin sahtecilik) teknolojilerinin yanlış bilgi yayılmasına neden olabileceğine değinen Fiğan, bu teknolojilerin medya kullanımında etik standartların belirlenmesi ve düzenlemelerin yapılmasının önemini vurguladı.
Yapay zekanın geleneksel medya araçlarının yerini almayacağını, aksine bu araçları tamamlayıcı bir rol üstleneceğini belirten Fiğan, “Yapay zeka, insan dokunuşunu her zaman gerektiren içeriklerde, geleneksel medya araçlarının yerine geçemez. Medyanın geleceği, insan ve teknoloji arasındaki güçlü bir işbirliğine dayanarak şekillenecektir” dedi.
Fiğan, yapay zekanın manipülatif bir şekilde kullanılma riskinin arttığına da dikkat çekerek, toplumun bu teknolojilere karşı daha bilinçli ve dikkatli olması gerektiğini söyledi. Özellikle gençlerin bu konuda eğitilmesi gerektiğini belirten Fiğan, yakın zamanda yaşanan trajik bir olaya atıfta bulunarak, yapay zeka yüzünden bir gencin intihar ettiğini hatırlattı ve bu tür olayların önlenmesi için toplumun tüm bireylerinin teknolojik gelişmelere bilinçli bir şekilde adapte olmaları gerektiğini vurguladı.